Bilmem kaç kez hayatın çok garip olduğunu söyleyeceğim ya da insanların çok tuhaf olduğunu…
Aslında özünde kimse kötü değildir. Kimse iyi de değildir. Hemen hemen herkesin iyiliğini de kötülüğünü de gördük. Saygısızlığını da sevgisizliğini de. Emeğimizi hiçe sayanı da gördük hakkını vereni de. Önceden çok beklentim vardı. İnsanlar çabamı görsün. Bir şeyler yapabildiğimi görsün. Bir şeyler yapabileyim. Sevileyim, görüneyim, söyleneyim… Böyle dertlerim vardı. Mutlu olacaktım sanırım bunlar olunca…
Ve sonra en çok kendimi önemsedim. Başkaları için yaptıklarımın çok boş olduğu. Çünkü insanlar her türlü senin hakkında kötü konuşacaklar peki sen neden sen değilsin. Değdi mi? Değmedi.
Farkındalık benim için en önemli kelime ve yaşantı diyelim. Çünkü ben kendimin farkında olunca huzurlu oldum. Ne istediğimin farkındaydım. Nasıl istediğimin farkındaydım. İstemediğim bir şeyi yaptığımın farkındaydım. Bu şekilde aslında hiç mutlu olmadığımın farkındaydım. Farkındaydım bir çok şeyin farkındaydım.
Bir fotoğraf ve yorum gördüm. Çok garip geldi. Birinin emeğinin gerçekten görülüp buna değer verdiklerini gördüm ve kendime şöyle söyledim. Bunu o sağladı. Ben de oradaydım ve bende çok emek verdim. Ardımdan sadece çirkin sözler kaldı. Ben izin verdim. Arkadaşlar kimseye bir şeyinizi anlatmayın. Söylemeyin. Hiçkimse dostunuz değil. Yaptığınızı yaptım diyerek gösterin. Bunu, sen çalıştın aman mükemmelsin demeleri için değil. Demezler hiçkimse demez bunu. Yaptığın hiçbir şeyi hafife alma. Basit görme gözükmesine de izin verme.